7/4/2007 - beşiktaş


Gerile |


Bjk'liye Yazanlar ( yok ) :: Bjk'liye Yaz


6/4/2007 - duygular adası...


Gerile |

Bir varmış....

Uzun yıllar önce tüm insani duyguların yaşamakta olan bir ada varmış.
İyimserlik,üzüntü,bilgi,gurur....
Ve diğer duygular gibi sevgi de.
*****
Günlerden birgün bütün duygulara adanın batacağı bildirilmiş...
Bunun üzerine herkes gemisini hazırlayıp adayı terketmiş.
*********
Sadece sevgi son ana kadar beklemek istemiş.
Ada batmadan önce sevgi yardım istemiş.
**************
Önünden lüx bir gemiyle geçmekte olan zenginliğe sormuş:
"Beni götürebilir misiniz?"
"Yapamam.Gemim altın ve gümüşlerle dolu.Sana yer yok!"
********************
Sonra önünden şahane bir gemiyle geçmekte olan gurura sormuş:
"Benim götürür müsün?"
Gurur:"Seni götüremem.Gemim kusursuz.Benim mükemmel gemimi bozabilirsin!"
****************************
Sonra yanından geçmekte olan üzüntüye sormuş:
"Üzüntü lütfen beni götür"
"Ah sevgi!O kadar üzüntülüyüm ki, yalnız kalmalıyım.
************************************
Sonra yanından neşe geçmiş.
Fakat halinden o kadar memnunmuş ki,sevginin kendisine seslendiğini bile duymamış...
*******************************************
Aniden bir ses:"Gel sevgi seni götüreyim"demiş.
Bu konuşan kişi yaşlı bir duyguymuş.
Sevgi o kadar mutlu ve müteşekkir kalmış ki, ismini sormayı dahi unutmuş...
*************************************************
Kurtulduğu zaman herşeyi bilen bilgiye sormuş:
Bana yardım eden kişi kimdi?
Bilgi "zaman" demiş.
*******************************************************
Sevgi:Neden bana yardım etti?
Bilgi:"Sadece zaman sevginin hayatta önemli olduğunu anladığı için!!!"
************************
Nice insanlar vardır,zengin.
Ne yazık ki,zenginliği ve bencilliği yüzünden dostları olmaz.
Ancak ölüm vakti gelirken aklına gelir,
Sevginin hayatta önemli birşey olduğu.
Nice insanlar vardır,geniş evlerde,büyük otomobillerde yaşar.
Ne yazık ki geriye kalan bir avuç topraktır.

 

alıntıdır....


Bjk'liye Yazanlar ( yok ) :: Bjk'liye Yaz


6/4/2007 - gercek dostluk....


Gerile |

Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok
beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.

Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir
ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider
ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır.

Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını
öğrendiği kadına; Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte
yaşıyalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç
düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine
uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kızı nasıl
bulacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir
kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler
sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi
kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da
geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir .
Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek
isteğiyle mikrafonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya; Eskiden çok
sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. işlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum .çünkü biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha
fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya;
Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı.
İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi.
Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını
istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı (Hayat kadınıydı)
Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu
şekilde kurtardım.İşleri bozulduğunda gelip benden iş
istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim.
Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek
üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kız da benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim. Değerli misafirler, işte biz böyle dostuz.

Dostlukla ve Sevgiyle kalın.

alıntıdır...


Bjk'liye Yazanlar ( yok ) :: Bjk'liye Yaz


6/4/2007 - gercek güzellik


Gerile |



"Bebeğimi görebilir miyim" dedi yeni anne. Kucağına yumuşak bir bohça verildi ve mutlu anne, bebeğinin minik yüzünü görmek için kundağı açtı ve şaşkınlıktan adeta nutku tutuldu! Anne ve bebeğini seyreden doktor hızla arkasını döndü ve camdan bakmaya başladı. Bebeğin kulakları yoktu... Muayenelerde, bebeğin duyma yetişinin etkilenmediği, sadece görünüsü bozan bir kulak yoksunluğu olduğu anlaşıldı. Aradan yıllar geçti, çocuk büyüdü ve okula başladı. Bir gün okul dönüşü eve koşarak geldi ve kendisini annesinin kollarına attı. Hıçkırıyordu... Bu onun yaşadığı ilk büyük hayalkırıklığıydı; ağlayarak "Büyük bir çocuk bana ucube dedi..."

Küçük çocuk bu kadersizliğiyle büyüdü. Arkadaşları tarafından seviliyordu ve oldukça da başarılı bir öğrenciydi. Sınıf başkanı bile olabilirdi; eğer insanların arasına karışmış olsaydı. Annesi, her zaman ona "Genç insanların arasına karışmalısın"diyordu, ancak aynı zamanda yüreğinde derin bir acıma ve şefkat hissediyordu. Delikanlının babasi, aile doktoru ile oğlunun sorunu ile ilgili görüştü; "Hiçbir şey yapılamaz mı?" diye sordu. Doktor "Eğer bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapılabilir" dedi. Böylece genç bir adam için kulaklarını feda edecek birisi aranmaya başlandı.

İki yıl geçti bir gün babası "Hastaneye gidiyorsun oğlum, annen ve ben, sana kulaklarini verecek birini bulduk ancak unutma bu bir sır" dedi. Operasyon çok başarılı geçti ve adeta yeni bir insan yaratıldı. Yeni görünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda ve sosyal hayatında büyük başarılar elde etti.

Daha sonra evlendi ve diplomat oldu. Yıllar geçkişti, bir gün babasına gidip sordu: "Bilmek zorundayım, bana bu kadar iyilik yapan kişi kim? Ben o insan için hiçbir şey yapamadım..." Bir şey yapabileceğini sanmıyorum" dedi babası, "fakat anlaşma kesin, şu anda öğrenemezsin, henüz değil..." Bu derin sır yıllar boyunca gizlendi. Ancak bir gün açığa çıkma zamanı geldi... Hayatının en karanlık günlerinden birinde, annesinin cenazesi başında babasıyla birlikte bekliyordu. Babası yavasça annesinin başına elini uzanttı; kızıl kahverengi saçlarını eliyle geriye doğru itti; annesinin kulaklari yoktu. "Annen hiçbir zaman saçını kestirmek zorunda kalmadığı için çok mutlu oldu" diye fısıldadı babası "..ve hiç kimse, annenin daha az güzel olduğunu düşünmedi değil mi?" Gerçek güzellik fiziksel görünüse bağlı değildir, ancak kalptedir! Gerçek mutluluk, gördüğün şeyde değil, asıl görünmeyen yerdedir... Gerçek sevgi, yapıldığı bilinen şeyde değil, yapıldığı halde bilinmeyen şeydedır

 

alıntıdır...


Bjk'liye Yazanlar ( yok ) :: Bjk'liye Yaz


Ben Kimim?

Blog images

Blog images

Myspace layouts

Myspace layouts

ÇarŞı Menü
  • Ana Sayfa
  • Profil
  • Arşiv
  • E-mail gönder
  • MySpace

    MySpace

    ÇarŞı-Dostlar
  • hayaltaki
  • ozlemre
  • sessizdus
  • MySpace

    MySpace

    YORUMLARINIZI ASAGIYA YAZIN

    MySpace

    MySpace


    Gerile |
    Free Web Counter
    Free Counter